Galatasaray – Başakşehir maçını HTSPOR yazarları değerlendirdi


Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 29. haftasında zirve yarışında Medipol Başakşehir’i 2-0’la devirdi ve puanını 60’a yükselterek liderliği koltuğunu Beşiktaş’tan geri aldı. HTSPOR yazarları, Galatasaray-Başakşehir maçını yorumladı


HALİL ÖZER: RİSKE GİREN KAZANIR, KORKAN KAYBEDER

Galatasaray tartışmasız bir şekilde üç puanı kazandı. İyi mi oynadı, hayır. Ama maçı kazanmak için ne gerekiyorsa yaptı.

Fanteziye kaçmadı, garantiye gitti. Rakibini müthiş kontrol etti. Terim iyi bir hücumcu olduğu kadar, gerektiğinde takımına ne kadar iyi savunma yaptırdığını da kanıtladı.

Bir kere dersini iyi çalışmış bir şekilde çıktı. Rakibinin en önemli silahı Visca ile Elia’yı futbolcularına ezberletmiş. Kopya goller atan rakiplerine, tek bir fırsat dahi vermediler. Edin Visca bir kere bile sağ kanattan sarkamadı. Adebayor ilk yarıda cılız bir fırsat yakaladı. Onun dışında Denayer ve Serdar ile boğuşmaktan yoruldu, tükendi, sinirlendi.

Terim, hata kralı Maicon’un yerine aylardır oynamayan Denayer’i Serdar’ın yanına koyarak bir risk aldı. Riski tuttu. Belçikalı, 90 dakika müthiş oynadı. Selçuk’u ise muhtemelen Arda ile Emre’nin kankası olduğu için oynatmadı. Bu da çok doğaldı. Yerine oynayan Donk topa daha sert giren bir futbolcu. Terim de rakibine, orta alanda topla iyi olan futbolculara sıkı ve sert baskı yapmak istiyordu. Sanıyorum Selçuk’un özellikle Arda ile Emre’ye bu sertliği yapamayacağını düşündü. Bence haklıydı da. Muhtemelen Selçuk, Alanya maçında oynayacaktır. Terim dün bütün doğru kararları ile maçın kader adamı oldu.



Donk, hocanın tahminlerini yanıltmadı. Ancak dün zaman zaman dozunu kaçırdı. 90 dakika kart görmeden maçı bitirmesi mucizeydi. Tabii bu mucizeler arasında Adebayor da vardı. Maç, pozisyon bakımından son zamanların en kısır maçıydı. Bunun da nedeni iki takımın da olağanüstü kontrollü oyun oynamayı tercih etmesiydi.

Başakşehir’in geçen haftaki sonuçlardan sonra bu maça çok rahat çıkması gerekirdi. Ancak hiç bir şekilde kontrolü ele geçiremediler. Korkarak oynadılar. Tam tersi Galatasaray müthiş bir özgüvene sahipti. Bir beraberliğin bile büyük kayıplara neden olacağını bilmelerine rağmen asla ve asla stres yapmadılar. Seyircisini de arkalarına alarak maça bütün ağırlıklarını koydular.

— Habertürk Spor (@HTSpor) April 15, 2018
https://twitter.com/HTSpor/status/985578939287470080

Abdullah Avcı, Fenerbahçe maçında olduğu gibi kilitlendi. Bence Arda oynamazdı. Arda’ya statda yapılan baskı hem onu hem takımını ve hem de özellikle Emre’yi bozdu. Arda varlık gösteremedi. Emre biraz daha etkiliydi ama Avcı, onun kırmızı görmesinden korktu. Sadece biraz Mahmut, biraz da Costa vardı sahada.

Başakşehir belki de sezonun en etkisiz oyununu oynadı. Ama Başakşehir’i bu etkisizliğe iten sadece Avcı’nın ve futbolcuların formsuzluğu değil, Galatasaray’ın taktiksel ve istek anlamındaki üstünlüğüydü.

Ama tabi şu var. Eğer Galatasaray bu sene şampiyon olma istiyorsa deplasman sıkıntısını çözmesi gerekir. Yoksa Alanya maçı bile tehlikeli. Tabi bir de Belhanda, Rodrigues, Feghouli ve hatta Gomis’in biraz daha sorumluluk alması gerekiyor.

MARİANO

İnanılmaz bir gol attı. İşi çok zordu. Hem Elia’yı durduracak hem de hücuma katkı verecekti. İkisini de mükemmel yaptı. Onun attığı bu golü şu anda Türkiye’de sadece Talisca atabiliyor.

BAŞAKŞEHİR ORTA ALANI

Bu kadar verimsiz, etkisiz bir Başakşehir orta alanı hiç görmemiştim. Neredeyse birinci dakikadan sonra bu bölgeyi Fernando ile Donk’a teslim ettiler. Kötü maçın bedelini ağır ödediler.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: TERİM’İN SAVUNMA ZAFERİ

G.Saray bu sezon şampiyon olacaksa bunda en büyük pay, taraftarının olacaktır. Ne takım, ne Terim ne de yönetim onlar kadar çaba sarf etti mi, emin değilim. Onlar kadar inandılar mı hiç sanmıyorum. Öncelikle Galatasaray taraftarını bu anlamda kutluyorum.

Gelelim analize… Terim, Selçuk yerine Donk ile başladı. Donk, merkez alanı biraz daha parselleyebilecek biraza daha sertleştirecek Selçuk’un yerindeydi. Maicon yerine de Denayer vardı ki “Öne çıkarsak arkaya daha iyi koşsun” diye düşünmüştü hoca. Savunma mantalitesi bu yöndeydi. Başakşehir’e baskı yaparak oyun kurmalarını engellemeye çalıştılar. Özellikle Emre-Mahmut-Arda üçlüsünü hiç döndürmemeye çalıştılar.

— Habertürk Spor (@HTSpor) April 15, 2018
https://twitter.com/HTSpor/status/985578939287470080

Başakşehir ise F.Bahçe maçındaki hatayı yapmadı ve ayağa oynama ısrarından vazgeçip Adebayor’a şişirdiler. Terim, “Başakşehir’i oynatmama” adına tüm önlemlerini almıştı ama hücum anlamında ekstra bir plan yapmamıştı. Gomis, ceza alanı dışında oyunu üstüne planlayacağınız bir santrfor değil. Belhanda da sinameki bir oyuncu olduğu için ev sahibinin hücum planları sadece Rodrigues’in driplinglerine, Mariano’nun bindirmelerine ve Feghouli’nin becerisine kalmıştı. Bir iki ceza sahası karambolümsü dışında pozisyon üretemediler. Ama Başakşehir’e değil fırsat, korner imkanı bile tanımadılar.

Bu devrede gerilen maça karşın Başakşehir’in direnç gösterdiğine şahit olduk. 2. yarıda Terim, ilk yarıda neredeyse hiç görünmeyen Fernando’yu ileri çıkardı. Başakşehir’i hiç çıkarmamaya başladılar. Bu oyunun adı aslında ‘RAKİP YARI ALANDA YAPILAN SAVUNMA’ idi. Fakat şahane ‘oynatmama’ planına karşın hücum etkisizliği sürüyordu.

Abdullah Avcı bu ön alan baskısına bir türlü çözüm bulamayınca ekibi iyice edilgenleşti. “Bu maçta gol olsa olsa bireysel hata ya da beceriden olur” dediğimiz anda Mariano mükemmel bir gol attı. Sonrası tamamen Terim derslerinden ibaretti. Abdullah Avcı’nın A oyuncusunun yerine B oyuncusunu alma kısırlığına karşın golden sonra 4-4-2 dizdi takımını… Öyle bir yerleştiler ki Başakşehirliler nefes alamadı. 2. gol ‘liderlik pastasının çileği’ oldu. Tam anlamıyla bir hücum hocası olan Fatih Terim, dün tüm sahaya yayılan başarılı savunma taktiği ile kazandı.

Bu sonuçla G.Saray şampiyonluk yolunda önemli bir adım attı. Hücum verimsizliği bu maç özelinde anlaşılabilir ve savunma mantalitesine uygundur. Ama Cimbom, bu üretimsizlik ve kredisizlikle önündeki 5 maçını da kazanabilir mi, koca bir soru işareti.

Ligde kalan 5 maç içinde F.Bahçe dahil 4 takımın şampiyonluk şansı var. Bu haftadan sonra puan kaybeden havlu atar. Hakem Halil Umut Meler ilk yarı kötü, 2. yarı iyi maç yönetti. Visca-Da Costa ve Adebayor hariç Başakşehir’de kimse iyi değildi.

MARİANO

Harika futbol oynadı. Savunmayı da çok iyi yaptı, hücumda da tek fark yaratan isimdi. Attığı şahane gol de yakıştı.

ABDULLAH AVCI

Bir kez daha final maçından mağlubiyetle ayrıldı. ‘Bir sonraki seviyeye atlama’ sınavından her sene sınıfta kalıyor.

CÜNEYT HAYDAROĞLU: SÜPER MARIANO

Galatasaray, Trabzonspor maçındaki gibi hızlı başladı… Feghouli ve Belhanda’nın katkıları ile Mariano’nun kanadından gelip etkili olmaya çalıştı. Bu bölgeden yapılan varyasyonlar ilk etapta beklentileri karşılamayınca top sol kanada çevirildi. Rodrigues ve Nagatomo ikilisi ile burayı zorlayan Galatasaray, hem bu kanatta hem de genel anlamda Başakşehir savunmasının yüksek konsantrasyonuna takıldı ilk 20 dakikada.

Başakşehir ise daha kontrollüydü. Rakibini geride bekleyerek ne yapacağını tartmaya çalıştı maçın başlarında. Gol gelmeyince ve haliyle Sarı-Kırmızılı oyuncular yorulunca bu kez Başakşehir geldi.

Başakşehir’in topla oynamaya başladığı zaman daha sakin ve akıllı oynamaya çalışan taraf olduğu görüldü. Öyle ki Emre gibi usta ayağa, Adebayor gibi büyük güce, Visca gibi sürate sahip olan Turuncu- Lacivertliler, ne istediğini bilen bir görüntüdeydi.

Fatih Terim’in orta ikiliyi Fernando ve Donk ile kurması beklenmedik bir durumdu. Son haftalarda performansını yükselten Selçuk’un yerine oynayan Donk zaman zaman pas akışında aksasa da özellikle Emre’yi rahatsız etmeyi başardı, dakikamar geçtikçe de oyununu oturttu. Nagatomo harika oynadı, Rodrigues son haftalara göre daha gayretliydi, Feghouli ve Gomis biraz tutuktu. Denayer ise uzun süre oynamamasına karşın hamleleri ve çabukluğu ile Adebayor’un kabusu oldu.

Mutlaka kazanmak zorunda olan Galatasaray, ikinci yarıda daha farklı bir görüntü içindeydi. Maç zordu ama kimse Mariano’yu hesaba katmamıştı. Kendi kaptığı topta yine kendisine öyle bir pozisyon hazırladı ve öyle bir gol attı ki; kimse ne olduğunu anlamadı. ‘Süper Mario’ gibiydi Mariano, hem hücumda hem defansta, bitmeyen enerjisi ile bonusları bir bir topladı.

1-0’dan sonra Başakşehir daha çok gelir gibi oldu ama oyun disiplininden de koptu. Şuursuz ataklar İstanbul ekibine sonuç getirmedi. Skorun verdiği güvenle ayağı daha yere basarak oynamaya başlayan Sarı-Kırmızılılar, uzatmalarda bulduğu golle 2-0’lık net bir skorla önemli bir galibiyet aldı. Geçtiğimiz hafta G.Birliği karşısında alınan mağlubiyet için ‘ahlar vahlar’ belki de dün akşam soyunma odasında daha yüksek sesle söylenmiştir. Gerekli derslerin çıkarıldığını ve Alanya’da böyle bir hatanın yapılacağını sanmıyorum.

Her hafta kartların yeniden dağıtıldığı şampiyonluk yarışında, Galatasaray yine en önemli söz sahibi konumuna geldi. Artık lider ne derse o olacak. Kalan maçların hepsini alırsa, kimseye bakmadan 21. şampiyonluğunu ilan edecek.

ABDULLAH AVCI

Takımının, belki de sahanın en iyi oyuncusu olan Emre’yi oyundan alırken acaba neler düşündü?

HAKEM MELER

Adebayor’a iki sarı kartlık pozisyonda kartını çıkaramayan, Emre ve Arda karşısında kaçacak delik arayan bu hakemin ibretlik halini hayretler içinde izledik.

BÜLENT YAVUZ: İKİNCİ GOLDE EL YOK

Halil Umut Meler en zor maçlarından birini yönetti. İlk 20 dakikada kontrolü elinde tutma adına çok çaba sarf etti. Zorlanmasına rağmen maçın gidişatına tesir edecek önemli bir yanlış yapmadı. 12. dakikada Donk’un Arda’ya müdahalesinde yüzde 100 sarı var ama fazlası da net şekilde görüldü. Keza yine aynı pozisyonun içerisinde Donk-Emre mücadelesinde de hoş olmayan görüntüler vardı. Donk’un oyunu sarı görmeden tamamlaması anlaşılır gibi değil. Muslera’nın da kalesini 5-6 defa terk edip olaylara dahil olması sarıyı gerektirirdi. 26’da Adebayor’un, Serdar Aziz’e dirsekle vurması var. Hakem buna da kart vermedi. Elia’nın faulsüz aldığı top var. Hakem faul çaldı. Elia gitse, pozisyona girecekti. Hakem müsaade etmedi. İkinci golden önce Serdar’ın rakibine bir müdahalesi var. Bu tür pozisyonları ceza alanlarında sıklıkla görüyoruz. Bazen faul veriliyor, bazen es geçiliyor. Onlardan biriydi. 2. golde topun Adebayor’un kafasına çarparak kaleye gittiğini görüyoruz. Elle atılmış gol yok. Hakemin kararı doğruydu.

Kaynak: HaberTürk