Yasemin Güneri –  Ramazan davulcularının kaderini Anayasa Mahkemesi belirledi

Yasemin Güneri – Ramazan davulcularının kaderini Anayasa Mahkemesi belirledi


Ramazan aylarının sembollerinden biridir davulcular.

Anayasa Mahkemesi, sahura kalkılan ilk gün mesaileri başlayan Ramazan davulcularının kaderini ilgilendiren bir karara imza attı.

Mahkeme, ramazan aylarında sahura kaldırmak için gece mesaisi yapan Ramazan davulcularından rahatsız olan D.Ö. adlı bir vatandaşın yaptığı bir başvuruyu karara bağladı.

D.Ö. Ramazan ayında gece vakti davul çalınmasının özel ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini iddia etti. İdari yargıya açtığı davalar reddedilen D.Ö. soluğu Anayasa Mahkemesi’nde aldı.

Ramazan davulcusunun evinin önünden geçerken kendisini ve ailesini rahatsız edecek boyutta gürültü yaptığını ve bu nedenle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini belirten D.Ö. nün yaptığı başvuruyu önceki gün görüşen Anayasa Mahkemesi 2. Bölüm Başkanlığı, başvurunun reddine karar verdi.

Böylece, Ramazan davulcularının kaderini belirleyecek karar çıkmış oldu.

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın gerekçesi önümüzdeki aylarda yayınlanacak.

*****

GEZİ PARKI EYLEMLERİ İÇİN EMSAL KARAR

Anayasa Mahkemesi, önemli bir başka konuda daha karar verdi. Bu karar da Gezi Parkı eylemlerinde yaralananlara ilişkin emsal teşkil ediyor…

Gezi Parkı için Ankara Güvenpark’ta eylem yapan vatandaşlardan biri, protesto gösterileri sırasında yaralandı. Kendisini yaralayan polisler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık, yaptığı kovuşturma sonrasında ‘takipsizlik’ kararı verdi.

Takipsizlik kararına yapılan itirazdan sonuç alınamayınca soluğu Anayasa Mahkemesi’nde aldı.

Başvuru metninde, “Gezi Parkı olarak bilinen olaylar sırasında polisin güç kullanması sonucu meydana gelen yaralamaya ilişkin olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği” iddiasında bulunuldu.

Anayasa Mahkemesi, bu konuda Gezi Parkı eylemlerinde yaralananları yakından ilgilendiren ve emsal teşkil edecek bir karar daha verdi.

Yüksek Mahkeme, Gezi Parkı eylemlerinde polisin “hedef gözetmeden” ateş ettiğinin tespit edildiğini ve bu nedenle de başvurucunun ‘hak ihlali’ iddiasının reddine karar verdi.

Bu konuda aynı yorumu daha önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da yapmıştı.

Hatay’dan Gezi eylemleri sırasında biber gazı fişeği atarak Abdullah Cömert’i öldüren polis memuru Ahmet Kuş’a ‘olası kastla öldürme’ suçundan verilen 13 yıllık ceza Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fazla bulunarak kararın bozulması talep edilmişti.

Başsavcılık, hazırladığı tebliğnamede, polisin kasten değil ‘bilinçli taksirle’ hareket ettiğini ve Kuş’a olası kast suçundan ceza verilmesi halinde bundan sonra biber gazı atımından kaynaklı yaralanma ve ölümlerde örnek oluşturacağı vurgulanmıştı.

Tebliğnamede, “Gaz tüfeğinin yiv ve setinin bulunmadığı, istenilse bile hedefe doğrudan değil savrularak gittiği, hedefin tutturulma olasılığının çok düşük olduğu, zaten bu tip araçların belli bir hedefi vurmak amacıyla değil bir hedefin yakınlarına atılmak suretiyle ortaya çıkan gazdan etkilenen insanların ortamdan uzaklaştırılması amacıyla kullanıldığı, sanığın amirlerinden aldığı emir gereğince görevini icra ettiği tespit edilmiştir.” Görüşüne yer verilmişti.

Anayasa Mahkemesi de aynı gerekçelerle kendisine yapılan başvuruyu reddederek bu konuda emsal bir karar vermiş oldu.

Kaynak: HaberTürk